AB karbon faturasını artırdı: Türk ihracatçıya yeni baskı
Özet haber: Avrupa Birliği, SKDM kapsamında 2026’nın üçüncü çeyreğine ilişkin karbon sertifikası fiyatını yukarı çekti. Türkiye’nin AB’ye SKDM kapsamındaki ihracatta tonaj bakımından ikinci sırada olması, yeni fiyatlamayı özellikle demir-çelik, gübre, çimento ve alüminyum için kritik hale getiriyor.

Avrupa Birliği’nin karbon yoğun ithalata uyguladığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda maliyet baskısı artıyor. Avrupa Komisyonu, 5 Ekim’de 2026’nın üçüncü çeyreğine ilişkin SKDM sertifikası fiyatını yayımladı. Sertifika fiyatı ilk çeyrekte ton başına 75,36 euro, ikinci çeyrekte ise 75,28 euro olarak belirlenmişti.
Üçüncü çeyrekte karbon fiyatlarının yükselmesiyle birlikte ithalatçıların üstleneceği SKDM maliyeti de yukarı çıktı. Yeni fiyat özellikle Avrupa Birliği pazarına yüksek miktarda demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gönderen Türkiye açısından önem taşıyor.
Türkiye AB’ye ihracatta ikinci sıradaTicaret Bakanlığının Avrupa Komisyonu verilerine dayanan değerlendirmesine göre Türkiye, 2023-2025 döneminde SKDM kapsamındaki ürünlerde AB’ye tonaj bakımından en fazla ihracat yapan ikinci ülke oldu. Bu dönemde AB’ye toplam 156 milyon ton SKDM ürünü ihraç edildi. Ukrayna 21,18 milyon tonla ilk sırada yer alırken Türkiye’nin ihracatı 18,34 milyon tona ulaştı.
Türkiye’yi 16,11 milyon tonla Rusya, 14,72 milyon tonla Kanada ve 13,15 milyon tonla Çin izledi. Bu tablo, SKDM fiyatındaki değişikliklerin Türkiye açısından birçok rakip ülkeye kıyasla daha büyük bir ticari etki yaratabileceğini gösteriyor. En büyük pay demir-çelikteSKDM kapsamındaki ticaretin sektörel dağılımında demir-çelik açık ara ilk sırada bulunuyor.
AB’ye yapılan SKDM kapsamındaki ithalatın tonaj bakımından yüzde 69’unu demir-çelik ürünleri oluşturuyor. Gübre yüzde 15, çimento yüzde 11 ve alüminyum yüzde 5 paya sahip. Mekanizma ayrıca elektrik ve hidrojen sektörlerindeki belirli ürünleri de kapsıyor.
Türkiye’nin Avrupa pazarındaki güçlü demir-çelik konumu nedeniyle karbon sertifikası fiyatlarının yükselmesi özellikle bu sektörde rekabet maliyetini daha görünür hale getiriyor. Karbonu yüksek ürün daha pahalı hale geliyorSKDM’nin temel mantığı, AB dışında üretilen karbon yoğun ürünlerin Avrupa’daki üreticilerle benzer karbon maliyetine tabi tutulmasına dayanıyor.
AB ithalatçısının satın alması gereken sertifika miktarı, ithal edilen ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan gömülü emisyon üzerinden belirleniyor. Bu nedenle aynı ürünü ihraç eden iki üretici arasında daha düşük karbon salımı yapan tesisin maliyet avantajı oluşuyor. Karbon sertifikası fiyatındaki yükseliş de bu farkı büyütüyor.
Emisyon yoğunluğu yüksek üretim yapan ihracatçı açısından Avrupa pazarına giriş maliyeti artarken daha düşük karbonlu üretim yapan şirketlerin rekabet avantajı güçleniyor. Fatura doğrudan ihracatçıya kesilmiyorSKDM’de mali yükümlülüğün hukuki muhatabı AB’ye mal satan Türk ihracatçı değil, Avrupa Birliği’ndeki yetkilendirilmiş ithalatçı. Ancak bu durum maliyetin Türk üreticiye yansımayacağı anlamına gelmiyor.
AB’deki ithalatçı artan karbon maliyetini satın alma fiyatına, tedarikçi tercihine veya uzun vadeli kontrat koşullarına yansıtabilir. Böylece sertifika bedelindeki yükseliş dolaylı olarak AB dışındaki üreticilerin fiyatlama gücünü etkileyebilir. Bu nedenle Türk ihracatçı açısından asıl risk yalnız ilave bir maliyet değil, Avrupa’daki müşterisinin daha düşük karbonlu bir tedarikçiye yönelmesi.
İlk ödeme 2027’de yapılacakSKDM’nin mali yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026’da başladı ancak 2026 yılı ithalatına ilişkin sertifikaların satışı Şubat 2027’de başlayacak. AB ithalatçıları 2026 yılında gerçekleştirdikleri SKDM kapsamındaki ithalat için ilk yıllık beyanlarını en geç 30 Eylül 2027’ye kadar sunacak ve karşılık gelen sertifikaları teslim edecek.
2026 yılı ithalatında uygulanacak sertifika fiyatları üçer aylık dönemler için ayrı ayrı hesaplanıyor. 2027’den itibaren ise sistem daha sık güncellenecek ve sertifika fiyatı haftalık olarak belirlenecek. Bu değişiklik karbon piyasasındaki hareketlerin ithalat maliyetlerine daha hızlı yansımasına neden olacak. Türkiye için baskı yıllar içinde artacakSKDM’nin 2026’daki etkisi sistemin nihai seviyesine kıyasla sınırlı.
AB Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında Avrupa’daki üreticilere sağlanan ücretsiz tahsisatlar 2026-2034 döneminde kademeli olarak azaltılacak. Aynı süreçte SKDM kapsamındaki mali yükümlülük giderek artacak. Bu nedenle karbon sertifikası fiyatındaki hareketler ilerleyen yıllarda ihracat maliyetleri açısından çok daha önemli hale gelecek. Türkiye açısından belirleyici konu yalnız mevcut karbon fiyatı olmayacak.
Üretimde enerji verimliliği, kullanılan elektriğin kaynağı, tesislerin emisyon yoğunluğu ve doğrulanmış karbon verisinin sunulabilmesi de Avrupa pazarındaki rekabet gücünü doğrudan etkileyecek.
Kaynak: Dünya





