Fed'in kısa vadeli Hazine bonosu ihalelerinde toplam teklif tutarı 13,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu tutarın 7,2 milyar doları üç ay vadeli, 6,2 milyar doları altı ay vadeli bonolara yönlendirildi. İki vade arasında oluşan 1 milyar dolarlık fark, kısa vadeli borçlanma araçlarına yönelik tercihin net şekilde güçlendiğini ortaya koydu.
Ortaya çıkan tabloda ilk olarak Fed'in bilanço stratejisi görülüyor. Yıl sonuna yaklaşılırken bankacılık sistemindeki rezerv dengesini korumak için üç ay vadeli bonolar daha işlevsel bir araç haline geliyor. Kısa vadeli alımlar yoluyla sisteme hızlı ve düşük maliyetle likidite sağlanırken, bilanço esnekliği de korunuyor. Altı ay vadeli bonolar ise daha uzun süreli fonlama anlamına geldiği için bu esnekliği sınırlıyor. Bu nedenle 7,2 milyar doların üç ay vadeye ayrılması, Fed'in rezervleri destekleme adımının devamı olarak okunuyor.
İkinci etken, para politikasına ilişkin belirsizlik. ABD'de politika faizinin ne zaman indirileceğine dair netlik oluşmadığı bir ortamda, altı ay vadeli bir pozisyon iki FOMC toplantısına ilişkin beklentiyi de taşımak zorunda kalıyor ve ek bir vade primi yaratıyor. Üç ay vadeli bono ise bu primi bertaraf ediyor. Pozisyonun kısa sürede yenilenebilmesi, olası bir faiz değişimine hızlı uyum sağlama imkanı veriyor. Altı ay vadeli talebin 6,2 milyar dolarda kalması da piyasada temkinli bekleyişin sürdüğünü gösteriyor.
Mevcut dağılım aynı zamanda kısa vadeli faizlere ilişkin beklentiyi yansıtıyor. Üç ay vadeye gelen güçlü talep, kısa vadeli faizlerin bir süre daha mevcut seviyelerde kalacağı ve agresif bir indirim için henüz erken olduğu yönündeki fiyatlamayla uyumlu. Piyasa yakın vadede hızlı bir gevşeme bekleseydi, talebin altı ay ve daha uzun vadeye kayması beklenirdi. Mevcut görünüm, Hazine'nin kısa vadeli borçlanma payını artırarak ortalama borçlanma maliyetini kontrol etme stratejisiyle de örtüşüyor.
Bu sonuç, risk iştahında zayıflama olarak değil, dolar likiditesinin korunmasına yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bankalar arası gecelik repo faizlerindeki sakin seyir de bunu destekliyor. Önümüzdeki dönemde üç ve altı ay vadeli ihaleler arasındaki 1 milyar dolarlık farkın daralması, faiz indirimi beklentilerinin güçlendiğine dair sinyal olarak izlenecek.
Kaynak: Ekonomim