İstanbul’daki aşırı yağışta üç meteorolojik etken öne çıktı
Özet haber: İstanbul’da özellikle kuzey ilçelerini etkileyen şiddetli yağışın, Karadeniz’in ısınan suları, Balkanlar’dan gelen soğuk hava ve nem taşıyan poyrazın birleşmesiyle oluştuğu belirtildi. Yağışın etkisinde altyapı ve bölgesel koşullar da belirleyici oldu.

İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, kentte yaşanan yağışın bazı bölgelerde yerel imkanlarla baş edilmesini zorlaştıran bir tablo ortaya çıkardığını söyledi. Kadıoğlu, aynı kent içinde farklı etkilerin görülmesinin yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını; yağışın düştüğü yerin özellikleriyle altyapının da afette rol oynadığını belirtti.
14 Ekim saat 23.03 itibarıyla paylaşılan son 24 saatlik ön yağış verilerine göre Beykoz’da metrekareye 230,3 kilogram yağış düştü. Bu değer, İstanbul’un ekim ayı ortalama toplam yağışı olan 66,3 kilogramın yaklaşık 3,5 katına denk geliyor. Kadıoğlu, kuzey ilçelerinde kısa sürede yoğunlaşan yağış nedeniyle kent genelini kapsayan tek bir sarı uyarının riskin konumunu ve boyutunu anlatmakta yetersiz kalabileceğini ifade etti.
Yağış ölçümünün metrekareye düşen su miktarı üzerinden yapıldığını aktaran Kadıoğlu, 1 milimetrenin metrekare başına 1 litre ya da 1 kilogram su anlamına geldiğini söyledi. Suyun akmadığı ve toprağa sızmadığı durumda metrekareye 100 kilogram yağışın 10 santimetrelik bir tabaka oluşturacağını belirten Kadıoğlu, Beykoz’daki ölçümün 100 metrekarelik bir çatıya yaklaşık 24 ton su düşmesi anlamına geldiğini kaydetti.
Kadıoğlu’na göre yağışın şiddetlenmesinde Karadeniz’in yaklaşık 19,5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığı, Balkanlar’dan ilerleyen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyraz birlikte etkili oldu. Bu üç meteorolojik koşulun birleşmesi, özellikle İstanbul’un kuzey kesimlerinde kısa sürede yüksek miktarda yağış oluşmasına zemin hazırladı.
Kaynak: Sözcü


