Milli Eğitim Bakanı Tekin Hakkari'de konuştu
Özet haber: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'yle yapmak istediğimiz şey de zaten insan haklarına, kardeşliğe, demokrasiye, temel hak ve hürriyetlere, anayasal devlete, hukuk devletine vurgu yapan, bunları önemseyen bir kuşak yetiştirmekti. Bunu çözdüğümüz, milli birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirdiğimiz zaman Türkiye'nin ekonomik kalkınması, sosyal kalkınması daha da hızlanacak." dedi.
Çeşitli programlara katılmak üzere Hakkari ye gelen Tekin, Valiliği ziyaret ederek Vali ve Belediye Başkan Vekili İbrahim Taşyapan dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı na katılan Tekin, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, bakanlık yöneticileri, il ve ilçe milli eğitim müdürleriyle kentteki eğitim faaliyetlerini değerlendirdi.
Tekin, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, eğitime katkı veren yöneticilere, öğretmenlere, sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere ve çalışmaları koordine eden mülki idare amirlerine teşekkür etti. Gittikleri her yerde mülki idare amirlerinin eğitimi en öncelikli konu olarak görmelerinden mutluluk duyduğunu dile getiren Tekin, şöyle konuştu: Hakkari deki değerlendirmelerimizi de yaptık.
Biz 2002 den itibaren tüm Türkiye de eğitimde uluslararası göstergeler açısından hem fiziki kapasite olarak hem insan kaynağı açısından hem de teknolojik altyapı olarak literatürde kayıtlara geçecek nitelikte, devrim niteliğinde işler yaptık.
Türkiye de derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla en son OECD nin 2025 eğitim raporunda Türkiye bu anlamda OECD üyesi ülkeler arasında parmakla gösterilecek bir noktaya gelmiş durumda. Bilhassa insan kaynağı açısından eksiği bulunmayan veya en az eksiği bulunan iki OECD ülkesinden bir tanesi.
2025 OECD nin eğitim raporu değerlendirmesinde, Türkiye raporunda bu ifadeler var. Bu durumun sadece insan kaynağı açısından değil, aynı zamanda derslik başına düşen öğrenci sayısı açısından da böyle olduğunu vurgulayan Tekin, Hakkari özelinde de baktığımızda 2002 yılında Hakkari de 1527 öğretmenimiz varmış, şu anda 4 bin 176 öğretmenimiz var.
Diyebilirsiniz ki 2002 de öğrenci sayısı da azdı, öğrenci sayısı da artmıştır, o yüzden ama ona baktığımızda da 58 bin 457 öğrencimiz varmış, şu anda 61 bin öğrencimiz var. Buna rağmen öğretmen sayımız yaklaşık 3 katına çıkmış durumda. Bu, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı açısından uluslararası göstergelere bizi yaklaştıran bir başarı. Ben bunun için bütün öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
ifadelerini kullandı. Tekin, 2002 de kentin tamamında toplam 1148 dersliğin olduğunu, bu sürede 2 bin 139 ilave derslik yaptıklarını belirtti. Derslikler için harcanan kaynağın yatırım karşılığının 18 milyar lira olduğunu dile getiren Tekin, 2002 de Bilim Sanat Merkezi yokken bugün 3 tane Bilim Sanat Merkezi var. 2002 de sadece 9 tane okulumuzda spor salonu varken şimdi 31 okulumuzda spor salonu var.
2002 de sadece 52 laboratuvarımız varken bugün 190 laboratuvarımız var. 2002 de sadece 39 tane okul kütüphanesi varken şu anda 170 tane okul kütüphanesi var. Bunlar önemli göstergeler. Eğitime birinci öncelikli olarak bütçelerden yer veren Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. ifadelerini kullandı.
2025 PISA skorlarının Türkiye nin eğitimdeki yükselişini ve başarısını teyit ettiğini vurgulayan Tekin, şunları kaydetti: 8 Eylül günü yani bundan yaklaşık bir ay önce OECD, PISA skorlarını açıkladı ve şu ifadeleri kullandı, OECD nin ölçtüğü her alanda, PISA nın ölçtüğü her alanda matematik, okuma yazma becerileri ve fen bilimlerinde ortalamasını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye.
2003 sınavlarında 38 OECD ülkesi arasında ilk 30 a giremezken şu anda 91 ülke arasında ilk 15 in içindeyiz. Bu çok önemli bir başarı. Akademik anlamda bunları yaptık. Toplumun bizden beklediği ikinci boyut. İçinde yetiştikleri topluma, toplumsal değerlere, devlet geleneğimize, millet geleneğimize, birlik ve beraberlik duygumuza sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmemiz lazım.
Yani hem akademik başarıları hem de milletin bir ferdi olma, milletin bir parçası olmaktan gurur duyacak ve değerlerimizi gelecek kuşaklara taşıyacak bir eğitim vermemiz gerekiyor.
Her iki açıdan da bakıldığında önemli kazanımlar elde etmeyi düşündükleri Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini hayata geçirdiklerini anımsatan Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu: Biz bütün derslerimizin içerisine yani yabancı dil dersinden matematik dersine, edebiyat dersinden tarih dersine kadar her dersin içerisinde çocuklarımızın milli ve manevi değerlere, bu toplumun, bu devletin bir ferdi olabilecek şekilde yetişmelerini sağlayacak değerlere, milli birliğimizi, beraberliğimizi, toplumsal dayanışmayı, adaleti, insan haklarını, demokrasiyi, merhameti çocuklarımızın kazanacağı bir müfredatı oluşturmuştuk.
Biz bu süreci başlattık, 2024 yılı başında. Şimdi de bizim bu başlattığımız süreci siyaseten çok farklı bir noktaya taşıyacak Terörsüz Türkiye yönünde Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir yasa kabul edildi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli yle yapmak istediğimiz şey de zaten insan haklarına, kardeşliğe, demokrasiye, temel hak ve hürriyetlere, anayasal devlete, hukuk devletine vurgu yapan, bunları önemseyen bir kuşak yetiştirmekti. Bunu çözdüğümüz, milli birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirdiğimiz zaman Türkiye nin ekonomik kalkınması, sosyal kalkınması daha da hızlanacak.
Söz konusu sürece katkı sağlayan siyasetçilere, sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlere ve emeği geçen herkese teşekkür eden Tekin, Ülkemizde birliği ve beraberliği yeniden tesis edecek, birliği ve beraberliği bir Kuvayı Milliye ruhuyla yeniden güçlendirecek. Bu anlamda atılacak her adımın biz de bir parçası olmaya, milli eğitim olarak biz de bu sürece destek vermeyi gündemimize aldık.
Bu vesileyle bugünkü ve yarınki programlarımızda bu konuları da değerlendirmelerde bulunacağız. dedi.
Kaynak: Habertürk





