İngiltere’deki altın fonlarına yıl başından beri 9,5 milyar dolarlık giriş
Özet haber: Dünya Altın Konseyi verilerine göre İngiltere’de listelenen altın ETF’leri, yılbaşından bu yana 9,5 milyar dolarlık girişle Çin’deki fonları geride bıraktı. Bu fonlarda üçüncü çeyrekte 54 tonluk talep oluştu.

Altın yeniden 4 bin 160 doların üzerindeAltın fiyatları 9 Ekim sabahında yeniden yükselişe geçerken spot altının ons fiyatı yüzde 0,9 artışla 4 bin 169 dolar çevresine çıktı. ABD vadeli kontratlarında fiyat 4 bin 194 dolar civarına yükseldi. Son günlerde satış baskısının merkezinde yer alan dolar ve ABD tahvil faizlerinin gevşemesi, değerli metale yeniden hareket alanı açtı.
Ancak fiyat hareketinin arkasındaki daha dikkat çekici tablo yatırım fonlarında görülüyor. Altın son aylarda sert dalgalanırken, küresel yatırımcıların fiziki altınla desteklenen fonlara ilgisi fiyatın gösterdiğinden çok daha güçlü seyrediyor. Dünya Altın Konseyi’nin eylül sonu verilerine göre 2026’nın ülke bazındaki altın ETF girişlerinde sürpriz bir lider değişimi yaşandı.
İngiltere’de listelenen altın fonlarına yılbaşından bu yana yaklaşık 9,5 milyar dolar aktı. Bu girişle İngiltere’de listelenen fonlar, yılın büyük bölümünde güçlü talebiyle öne çıkan Çin’deki altın fonlarını az farkla geride bıraktı. Buradaki rakam İngiltere Merkez Bankası’nın ya da İngiliz devletinin altın alımını değil, İngiltere’de işlem gören altın yatırım fonlarına giren parayı gösteriyor.
İngiltere’de listelenen altın ETF’leri üçüncü çeyrekte toplam 54 tonluk giriş kaydetti. Bu rakam söz konusu fonlar için bugüne kadarki en güçlü çeyreklik performans oldu. Temmuz-eylül döneminde oluşan talep yalnız İngiltere’yi değil, Avrupa’daki genel yatırımcı davranışını da değiştirdi.
Altın fiyatlarının zaman zaman sert biçimde gerilemesine rağmen fon yatırımcılarının pozisyonlarını büyütmesi, kısa vadeli fiyat hareketiyle daha uzun vadeli yatırım talebinin birbirinden ayrıştığını gösterdi. 54 tonluk girişin yalnızca birkaç günlük sert alımdan oluşmaması dikkat çekiyor. İngiltere’de listelenen altın fonları üçüncü çeyreğin 13 haftasının 12’sinde net para girişi kaydetti.
Bu süreklilik, talebin tek bir jeopolitik gelişmeye ya da kısa süreli fiyat hareketine tepki olarak ortaya çıkmadığını düşündürüyor. Dünya Altın Konseyi de bu tabloyu 2022’de İngiltere tahvil piyasasında yaşanan kısa süreli kriz dönemindeki altın talebinden farklı değerlendiriyor.
Model 18 ton bekledi, 54 ton geldiVerilerdeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise gerçekleşen girişle geçmiş eğilimlerden hesaplanan seviye arasındaki fark oldu. Dünya Altın Konseyi’nin son beş yıllık fon hareketlerine dayanan modeli, İngiltere’de üçüncü çeyrekte yaklaşık 18 tonluk giriş oluşmasını öngörüyordu. Gerçekleşen rakam ise 54 tona ulaştı.
Başka bir ifadeyle talep modelin işaret ettiği seviyenin üç katına çıktı ve yaklaşık 36 tonluk açıklanamayan ek giriş oluştu. Konsey şimdi bu farkın arkasındaki nedeni inceliyor. Avrupa, Kuzey Amerika’yı geride bıraktıHareket yalnız İngiltere ile sınırlı kalmadı. Avrupa’daki altın ETF’lerine üçüncü çeyrekte giren para, Kuzey Amerika’daki fon girişlerini geçti.
Böylece hem Avrupa hem Kuzey Amerika fonlarının aynı çeyrekte para çektiği dönemler dikkate alındığında Avrupa, 2021’in ikinci çeyreğinden bu yana ilk kez Kuzey Amerika’nın önüne geçti. İngiltere’nin yanı sıra Fransa ve Almanya’daki talep de Avrupa’nın ağırlığını artıran unsurlar arasında yer aldı. Altın ETF’lerine yönelik hareket küresel ölçekte de güçlü.
Küresel fiziki altın destekli fonlara yalnızca eylül ayında yaklaşık 10 milyar dolar girerken, üçüncü çeyreğin tamamındaki giriş 31 milyar dolara ulaştı ve rekor kırdı. Fonların elindeki altın miktarı üç ayda 211 ton arttı. Eylül sonunda toplam küresel ETF altın varlığı 4 bin 256 tonla tarihi zirveye çıktı. Bu artış, altının eylülde sert fiyat kaybı yaşadığı bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle ayrıca dikkat çekiyor.
Dünya Altın Konseyi, İngiltere’deki olağanüstü talebin tek bir nedenle açıklanamadığını vurguluyor. Ancak temmuzdan itibaren altın fonlarına gerçekleşen fazladan girişlerle İngiltere tahvillerindeki vade primi arasında daha belirgin bir ilişki oluştuğuna dikkat çekiliyor.
Yükselen borçlanma maliyetleri, enflasyon belirsizliği ve kamu maliyesine ilişkin endişeler yatırımcıların tahvil faizindeki artışı yalnızca daha yüksek getiri olarak değil, aynı zamanda daha yüksek mali riskin işareti olarak görmesine yol açıyor olabilir. Normal şartlarda tahvil faizlerinin yükselmesi, faiz getirisi bulunmayan altın açısından olumsuz kabul ediliyor.
Ancak son dönemde piyasanın bu klasik ilişkiyi her zaman takip etmediği görülüyor. Yatırımcılar faiz yükselişinin nedenine de bakıyor. Getiriler güçlü ekonomik büyümeden değil yüksek kamu borcu, enflasyon veya mali güven sorunlarından kaynaklanıyorsa altın aynı anda sigorta işlevi görebiliyor. İngiltere’deki fon hareketleri bu nedenle küresel altın piyasası açısından yakından izleniyor.
Gram altın yatırımcısı için ne anlama geliyor? Türkiye’de gram altının yönünü doğrudan İngiltere’deki fon girişleri belirlemiyor. Ancak ETF talebinin güçlenmesi, ons altına yönelik küresel yatırım talebinin önemli göstergelerinden biri olması nedeniyle Türk yatırımcı açısından da önem taşıyor. Gram altında nihai fiyat yine ons altın ile dolar/TL’nin birlikte hareketine bağlı olacak.
Küresel fon talebinin güçlü kalması ons tarafındaki sert geri çekilmeleri sınırlayabilir; buna karşılık yükselen ABD faizleri ve güçlü dolar yeniden baskı oluşturabilir. Bu nedenle fon akımlarının fiyat hareketiyle birlikte izlenmesi gerekiyor.
Kaynak: Dünya



